MENEKŞE VE YAŞAM DERGİSİ

17.04.2017 - Başarılı Bir Projeyi Hayata Geçiren, Başarılı Bir Kadın Girişimci Bedriye Hülya

B-Fit Kadınların Yaşam ve Spor Merkezinin Kurucusu

Sevgili Bedriye Hülya, kısaca kendinizden bahseder misiniz? B-fit spor ve yaşam merkezleri öncesi neler yapıyordunuz?
İzmir Amerikan Lisesi’nden mezun olduktan sonra İşletme ve Psikoloji dallarında lisans ve lisansüstü eğitimimi tamamladım. Turizm sektöründe otel, restoran, seyahat acentası ve tekstil, ithalat, hediyelik eşya gibi firmalar kurdum, işlettim. Çeşitli üniversitelerde psikoloji ve girişimcilik ile ilgili eğitimler verdim. 2005 yılında arkadaşlarımla kurduğum b-fit ile kadınların Franchising yolu ile kendi işini kurması ve kurdukları klüplerde her yaş grubu ve gelir seviyesinden kadına egzersiz yapma imkanı sağladık. Bugün 8 yıl gibi bir sürede 50 ilde 240 b-fit’ e ve 250.000 kadın üyeye ulaştık, büyümeye devam ediyoruz.

B-fit’i açma fikri nasıl oluştu?
Hayatım boyunca ihtiyaçlarla kaynakları birleştirmekten çok mutlu oldum. Bunları kolay yapmamın nedeni gördüğümü ve duyduğumu “birinin ihtiyacı olur, bir sorunu hallederiz” diye aklımda tutmaya yönelik olmam. Kurduğum işlere de bu felsefe yansıdı. Amerika’da yaşadığım yıllarda günde sadece 30 dakikamı ayırarak çok daha sağlıklı bir yaşamı keşfetmem, bende b-fit’i kurma fikrini oluşturdu. Ardından 2 yıl boyunca araştırmalar yaptım ve çeşitli eğitimlere katıldım. Ancak önemli olan, Amerika’da 13 milyon kişinin katıldığı bu sistemi Türkiye ve Türk kadınları için uygun bir forma sokmaktı ve bu amaçla hepsi kendi alanında tecrübeli olan 5 arkadaşımla birlikte çalışmalara başladık. B-fit sistemin bir üye ve spor salonu ilişkisinden ibaret olmaması gerektiği fikrinde birleştik ve böylece sadece kadınların hem işletmeci hem de müşteri olabildiği b-fit markası doğdu.

Ve şimdi...kaç şube açıldı?
50 ilde 240 şube

Yaklaşık kaç kadın spor yapıyor demektir bu?
250.000

B-fit’i diğer spor merkezlerinden farklı kılan özellikler nelerdir? 30dakikada spor yapmak, hem de istenen sonuçlara eğlenerek ulaşmak  şahane. Nasıl çalışıyor bu sistem?
Samimiyet. B-fit sisteminde kendinizi ait hissedeceğiniz sıcak bir ortam yaratmak ilk önceliklerimizden biri.

B-fit şubeleri sadece bir spor merkezi değil aynı zamanda da birer sosyal kulüp olarak ta çalışıyor. Zamanım yok diyenlere spor yapma fırsatı veriyoruz. 30 dakikadan daha az veya daha çok çalışmaya izin vermeyen istasyon çalışması, en çok kalori yakan spor programları arasında ilk sırada yer alıyor.

15-85 yaş arasındaki tüm kadınlar için uygun olan programda makineler kişinin kendi itme ve çekme gücü ile çalıştığından zorlanma yaşanmaz. Çalışma süratini ve dolayısıyla makinelerin vücuda karşı uyguladığı kuvveti kişi kendisi ayarlar. Bu hizmeti yıllık üyeliklerde ekonomik bir seviyede sunuyoruz.

B-fit sporu eğlenceli hale getiriyor. Kilosundan, formsuzluğundan veya yaşlılığından dolayı çekinenler ve formda olmamaktan ya da ileri yaşından çekinen ve spor yapmayı beceremeyeceğini düşünenler, ayrı bir beceri gerektirmeyen aletler sayesinde spora daha pozitif yaklaşırlar. Ağırlık esaslı makineler vücudu zorlamadığından, vücutta ağrı da olmayacaktır. Makinelerin ne kadar süreyle ve hangi sırayla kullanılacağı belli olduğundan keşfedilmesi gereken hiçbir şey yoktur. Grup çalışması ile spor daha da zevkli hale gelir ve egzersizlerin müzik eşliğinde yapılması motivasyonu arttırır.

Kadınlara iş imkanı sağlamak da çok önemli bir çaba doğrusu. İş sahibi olan kadınların hayatında neler değişiyor?
İş sahibi olan kadın daha özgüvenli oluyor. Özgüvenli olan insanın iletişimi değişiyor. Kendinden daha emin ve ne istediğini ifade edebilen insan iletişim konusunda çevresine de örnek olabiliyor.

Bir insanın potansiyelini gerçeklemesi mutluluğu için çok önemli. Yani kapasitesini zorlayan ancak yapabildiği ve yapmaktan mutlu olduğu bir iş sahibi olmak kişinin kendini iyi hissetmesi için önemli bir unsur. B-fit hem maddi hem de manevi olarak büyük tatmin sağlayan bir iş ve kadınlar b-fit’le hem para kazanıyor hem de başka kadınlara rol model oluyor.

Sağlık konusunda sizin en çok üzerinde durduğunuz konu başlıkları nelerdir? Biz Türkiye Kanserle Savaş Vakfı olarak erken tanının hayat kurtardığını herkese duyurmak istiyoruz.
Sağlıklı beslenme, düzenli spor, fit bir beden ve aktif bir sosyal yaşamın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkileri tartışılmaz. B-fit’in çıkış noktası, amacı, konumlandığı yer tam da burasıdır. Bu yüzden kadınların spor ve yaşam merkezidir. Marka adını buradan almıştır. Stresi azaltılmış bir zihin ve varlığının farkında mutlu bir benlik yapısı,  beden yapısının kendi kendini iyileştirme sistemini devreye alarak hastalıkları tedavi eden  benzersiz bir ilaç olduğu tıbben açıklanmıştır. Biz kadınlara sadece spor yaptırmıyoruz. Kurduğumuz sistemle aslında hayatın ne kadar eğlenceli olduğunu yaşatarak enerjilerini yükseltiyoruz. Seretonin yükseldiğinde, moraliniz ve enerjiniz yükselir, iştahınız ise azalır. Bu yüzden b-fitler başarı öyküleri ile doludur. B-fitlerde eğlenerek spor yapmanın yanı sıra eğlenceli, öğretici, paylaşımcı ve gelişime yönelik bir sosyal hayat var. Antisosyal olmak her türlü hastalığın başlangıcıdır çünkü insanın en önemli ihtiyaçlarından birisi konuşmaktır. Konuşmak ve paylaşmak iyileştirir. Ayrıca sosyal bir şirket olduğumuz için  farkındalık yaratmak bizim için bir misyondur. Bu nedenle Fiba Emeklilik’le Pembe Kurdela Paketi kapsamında “Farkındayım–korkmuyorum, arkadaşıma anlatıyorum” projesine tüm merkezlerimizle destek veriyoruz. Böylece kadın hastalıklarına karşı, üyelerimizin farkındalık düzeylerini arttırmaya çalışıyor ve bu farkındalığı çevrelerine aktarmalarını sağlayarak hem kendilerini hem de çevrelerindeki kadınları korumalarını hedefliyoruz. Ayrıca kadın hastalıkları üzerine çeşitli sağlık kuruluşları ile anlaşarak üyelerimize check-up indirimleri sağlıyor, check-up ve erken tanının önemini vurgulamaya çalışıyoruz.

Siz B-fit projenizle daha doğrusu girişimizle uluslararası başarılar kazandınız. Hangi kuruluşlar sizin başarılarınızı fark ettiler? Gazetelerde gururla okuduk haberlerinizi.
Endeavor Derneği tarafından 2009 yılının Endeavor Giri- şimcisi, ASHOKA Fellow ve Schwab Vakfı tarafından ise 2013 yılı sosyal girişimcisi seçildim.

Son olarak bizi okuyan kadınlara iş hayatında başarılı olmaları için tavsiyeleriniz nelerdir? Hayallerini hayata geçirmek isterken geç oldu diyen, harekete geçmekten vazgeçen onlarca kişi tanıyorum.
Yeni nesil girişimcilerin çoğunlukla yaratıcılık anlamında bir tavsiyeye ihtiyacı yok. Ancak yaptıkları işlerde çevreye ve topluma yararlı bir zihinsel süreç izlenmesinin önemli olduğuna inanıyorum. Batıya öykünürken zaman zaman kendi güzel özelliklerimizi yolda bıraktığımızı gö- rüyor ve üzülüyorum. İmece, misafirperverlik, büyüklere saygı gibi kuvvetli olduğumuz kavramları yaşatarak yol almanın genç Türk girişimciliğini ayrı bir yere koyaca- ğına eminim. Kendi işini kuranlara bir tavsiye vermem gerekse;  hazırlık aşamasında iyi araştırma yapsınlar ve çevrenin negatif etkisini göz ardı etsinler.

İletişim
© 2015 Türkiye Kanserle Savaş Vakfı - Tüm Hakları Saklıdır